En Güçlü Oksidanlar Zeytin Yaprağındadır

zeytin yaprağı1

Zeytin ağacı,​ dünyada iki bin yıl gibi çok uzun süreli yaşamı olan çok dayanıklı bir bitkidir. Bu uzun yaşam süresini, onu zararlı organizmalara karşı koruyan, bir polifenolik antioksidan olan oleuropein adlı bir maddeyi​ üretmesine borçludur. İçeriğindeki bu madde​ ve elenolik asit bileşenlerinin birer doğal bitkisel antibiyotik ve antioksidan olduğu ve antimikrobiyal ajanlar olarak görev yaptıkları bilimsel araştırmalarca kaydedilmiştir.

Zeytin yaprağı özütü,​ doğal yolla bağışıklık güçlendiren mükemmel bir üründür. Yapısındaki poli​fenolik bileşikler ve flavonoidler metabolik savunma gücünü artırarak bağışıklık sisteminin devreye girmesini ve hastalığı,​ sistemin kendi kendisine yenmesini sağlar. Elenolik asit içeriği de bakteri hücre duvarını parçalayarak antimikrobiyal etki sağlamaktadır.

İnsan sağlığının idamesi veya korunamaması konularında çok önemli bir husus da serbest oksijen radikalleridir. ​Serbest radikaller, vücudumuza dışarıdan sigara, alkol, kirli hava, vb ile girebildiği gibi, normal metabolizma süresinde de oluşarak sahibine zarar verebilirler. Zeytin yaprağı özütü​ fenolik yapıda bir bileşen içeridiği için fenolik hidroksil grupları ile güçlü bir antioksidan etki gösterir. Bu şekilde, serbest radikalleri tutarak birçok hastalığın önüne geçilebilir;​ aksi takdirde serbest radikaller sağlam hücrelerin, hücre zarını deforme ederek kontrolsüz çoğalmaya neden olabilir ve bu, kanserleşmeye kadar gidebilen bir süreci başlamasıdır. Ayrıca serbest radikal denilen bu oksitleyici (yakıcı) maddeler, damar iç cidarlarında ve hücre zarlarında oluşan kronik yangının da sebebidir. Bir çok kere, bu kronik yangı yüksek kan basıncı, yükselen kan kolesterolü ve insülin direncine de neden olabilmektedir. Zeytin yaprağında bulunan antioksidan polifenoller bu zararlı serbest radikalleri kendi üzerlerine çekerek damar ve hücreleri adeta bir şemsiye altına alır ve vücudun kendi kendisini onarmasına bir fırsat sağlar. Bahsedilen kronik yangının gerilemesi de, tekrar normal sağlığa kavuşmak demektir.

Bizzat canlı vücudunda yapılan çalışmalarda, zeytin yaprağı özütü​nün bir ​damar genişletici etki de yaptığı​ gösterilmiştir. Bu etki, kalp/damar sistemini yıpranmaktan korumada önemlidir.

Son zamanlarda, kişilerin de bilinçlenmesiyle alternatif tedavilere, dolayısıyla da bitkisel tedaviye olan ilgi artmakta ve buna paralel olarak, bu konuda yapılan çalışmalar hız kazanmaktadır. Amerikan Kanser Araştırma Enstitüsü, zeytin yaprağının 21. yüzyılda en önemli doğal antimikrobiyal ve antiviral etkiye sahip bitki ürünü olduğunu belirtmiştir.

Geçmiş zamanlarda antibiyotikle tedavi edilebilen bazı hastalıklar, artık bakteri ve virüslerin antibiyotiklere karşı direnç kazanması ile tedavi edilememektedir. Oleuropein etken maddesi ise antibiyotiğe karşı direnç kazanmış bazı mikroorganizmalarda da etkilidir.

Zeytin yaprağı özütü​nde ayrıca A, C, D, E, K vitaminleri de bolca bulunmaktadır.

Özet olarak, özellikle kötü beslenme ve kötü çevre şartlarının ortaya çıkarabileceği çeşitli kanser türlerinden ve kalp/​damar hastalıklarından korunabilmek, ayrıca güçlü bir bağışıklığa sahip olabilmek için, muntazam olarak, zeytin yaprağı özütü​nün kullanılması, ehemmiyetle önerilmektedir.

FacebookTwitterGoogle+PinterestShare
Bu yazı Zeytin Yaprağı kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın